5 Ekim 2012 Cuma

SİMİT YE!!!!TAZE TAZE GEVREK GEVREK:)))

Merhabalar,





Nerden aklınıza geldi bu simit muhabbeti diyeceksiniz belki de:)))Şöyleki anlatayım hemen:)))
Geçen hafta bir İstanbul seyahatim oldu ve yolum Sultanahmete düştü.Tam da o gün Simit festivalinin açılışı vardı çok janjanlı olduğu için ortam benim hemen dikkatimi çekti tabi...Nerde müzik orda ben zira:))
Açılış konuşmasını Kadir Çöpdemir yaptı.Ve minik bir yarışma yaptılar.En güzel simitçi bağırışı yapana hediye vardı ama hoş herkese verdiler.Bizim oralarda gevrek denir. Egeli bi arkadaş da  bizim usul bağırdı.Ben çok eğlendim keşke daha fazla zamanım olsaydı da programı uzun süreli seyredebilseydim.Mesela simitin geçmişinden bahsetti Kadir Çöpdemir.Osmanlı zamanından gelen yeniçeri yiyeceğiymiş.Saraylı bir gıda.Zaten diyodum ben bu simiti niye bu kadar çok seviyorum diye:))))Öğrencilik zamanımızın gece yiyeceği...Bütün kızlar toplanır,birimizin zulası patlatılır ve ayranlar hemen yandaki gececi bakkaldan alınır anında bi sofra kurardık.Yani bu kilolar geçmişten geliyo:)))Ah o simitler:)))) Öyle işte yaşadığım bu eğlenceli anlık da olsa zamanı sizinle paylaşmak istedim.Hayde kalın sağlıcakla...Simitin yanında dumanlı çayı ve mis gibi beyaz peyniri de unutmayın:))(tercihim keçi peyniridir bu arada)
Sultanahmetten amatör kareler:))




Söylemeden geçemicem bando harikaydı:))))



25 Eylül 2012 Salı

Neşet Ertaş - Mühür Gözlüm

Neşet ERTAŞ :((

Sabah duydum öldüğünü garip oldum birdenbire.Demekki üzülmek için illaki tanımak yada görmek gerekmiyormuş diye düşündüm.Bana türkü dinlemeyi sevdiren büyük üstad.Ölüm hak elbet hamdolsun bu durumun sonsuz bilincindeyiz.Arkasında da kendini hatırlatacak nice eserler bıraktın.Mekanın Cennet olsun....
Aslında böyle durumlarda popüler olmak adına daha sonra hatırlamayacağım şeyler yapmayı sevmem ama bu farklı sevgili Neşet ERTAŞ ı her daim hatırlayacağım.Onun dillendirdiği nice türkü dillere pelesenk olmuş zaten.
''Tatlı diilim güler yüzlüm e ceylan gözlüm gönlüm hep seni arıyor neredesin sen.''
Sevgileri ifade etme uslubu bile ne kadar naif..
Benim de gönlüm sizi arayacak usta.Nur içinde yat inşaallah.....
Bende bugünün anısına en çok sevdiğim 2 türküsünü yayınladım bloğumda .....
Ömür dediğin bu işte bir varsın bir yoksun tıpkı masallardaki gibi.Galiba önemli olan bu masalı nasıl yaşadığın.

Cahildim Dünyanın Rengine Kandım-(Ahirim Sensin)-Neşet Ertaş

31 Ağustos 2012 Cuma

2 Ağustos 2012 Perşembe

MEKKE KUTSAL ŞEHİR....

VE MEKKE………………………


Evet daha önce de bahsetmiştim Mekke ile olan izlenimlerimi sizlerle daha sonra paylaşacağım diye sanki vakti geldi diye düşündüm.içinde bulunduğumuz mübarek ayın vermiş olduğu coşku ve televizyonlarda çıkan programlardan sonra bende de bir heyecan nüksetti.Seyrettikçe tekrar gitmek istiyorum diyen bir ben var içimde.Özlüyorum.
Medineden ayrıldık biraz buruk olmuştu benim için çünkü önceki yazımda da belirttiğim gibi kalbim Medinede kaldı ama gittiğimiz yer de Allahın evi idi neticede.Merak var heyecan var e birazda mahcubiyet.O kadar günahla gidiyosun ayak basıyosun mübarek topraklaraAma af Allahın şanıdır neticede her seferinde yine zorladık kapıları.Yolculuğumuz oldukça sessiz geçti.Herkes farkındaydı derin bir sukunet hali vardı otobüste.Mekkeye yaklaştıkça kalp atışlarım hızlanmıştı.Kutsal mekanlarda olmanın efsunu vardı hala üstümde.Beni üzen hiçbirşey yoktu hafızamda.Benim için yeni bir başlangıçtı gerçekten bu yolculuk.Sessiz ve derin……….

Mekkeye girdik dedi hocamız tekbirleri getirmeye başladık çok ilginç arkadaşım ve ben ağlıyoduk kendimizi tutamadık.ve gök bizimle ağlıyordu.Evet rahmet başlamıştı Mekke de.
Otelimize geldik odalarımıza yerleştik ve hazırdık kabeye gitmeye.Malesefki otelimiz çok yakın değildi Kabeye (ortalama 1 km yakın mesafe)ama olsun biz buraya gelmek için ne mesafeler katettik.Sevgili can arkadaşım Ayşen ile lobide bekledik hocamız ekibi hazırladı ve yola düştük.Yağmurun verdiği bir ferahlık vardı etrafta saat gece 1:30 etraf çok hareketli çoğunluk insanlar ihramda farklı farklı birsürü sima ve biz ….Kabeye yaklaştıkça kalp atışalrımız ve adımlarımız da hızlanıyordu.Ve Abdulazız kapısından giriş kafalarımız yerde İçimden Kabeyi görünce yapacağım dualar geçiyor.Ve KABE…………………………..

İlk gördüğümde tüm ezberlerimi bozan o muhteşem bina …….Siyah bir inci gibi …….

Ve duam ‘’Affet beni Allahım.Tüm günahlarımla kapındayım.Dualarımı kabul buyur huzurunda ve bundan sonra yapacağım dualarımı kabul et’’Bu kadar.

İçimden geçirdiğim her şey içimde kaldı ve sadece uzun uzun günahlarıma ağladım kabeyi seyrederek.Tavafa başladık.Nasıl bir kalabalık anlatamam.Şaşkındım.Ayaklarım yere basınca selamlamaya başlayınca tavafa başlayınca sanki farklı bir hal vardı üstümde.Özgürdüm…

Aklımda olan her şey bitmiş dimağım bomboş ve ben Rabbimle bir o kadar yakındım sanki…

İlk tavafım hiç bitmesin istedim…Dönüyodum ve döndükçe ben bütün günahlarım dökülüyordu sanki hafifliyordum çünkü….ve bitti ilk tavaf artık umremizi yapmak için say a başlayacaktık.Okuyuculara sırrımı vereyım hayatımda yaptıgım en zor ibadetti say yapmak.Belki yolun yorgunlugu belkı de gunahlarımın agırlıgı bilmiyorum ama çok zor geldi

Bana.Ve artık umremızı tamamladık Rabbim kabul etsin.(AMİN)ve sonunda içtiğim zemzem suyu hayatımda içtiğim en lezzetli su idi.İçimde binlerce dua zemzem yudumlarım ile inşirah buldu.

Otele geldiğimizde saat 3:30 du.İhramdan çıkıp istirahate çekildik.Oda arkadaşım ve ben Mekkede olmanın farkındalığı ile mescide gitmek için can atıyorduk.Rabbim ibadetlerimizi kabul etsin inşallah.Mekkede geçirdiğim her zaman diliminde kendimle yolculuğa çıktım.Kabenin etrafında her dönüşümde bişeyler eksiliyordu benden.Aklıma gelen herkes için tavaf yaptım.Deli gibi döndüm tabiri caizse.Dilimde 99 isim ve dualar her tavaf benim için yeni bir tavafın başlangıcı idi adeta…Vucudum yorulmak bilmiyordu .Tavaf namazı ve zemzem ardından 30 dk dinlenme ve yine tavaf…….Özlüyorum.

Genelde akşam vakitlerini tercih ediyorduk tavafa başlamak için gece geç vakitlere kadar kalıyorduk mescitte.Bir tavafımız yağmura denk geldi.Gök yarıldı sanki tavafta yagmur başladı….ve saatlerce yağmurda dua etme fırsatım oldu Rabbime binlerce şükür.Arap polisler merdivenlerde durmama müsaade etmeselerde Filistinli bir amca onlara kızarak diğerlerine bişey demiyosun bu bayana niye izin vermiyosun diye çıkıştı .Teşekkürettim kendisine ve bana dedi ki ülkemde savaş var biz Türkleri çok severiz bizim için dua et.Savaş bitsin ülkemde

Herkesin muradı farklı işte….Ama en önemlisi galiba iyi bir kul olmak…Gerisi teferruat.

Aslında çok fazla anlar var anlatmak istediğim ama sınırlı kalıyor işte..Hani derler ya kelimeler kifayetsiz işte öyle…

Mekkede de güzel insanlarla tanıştık.Çok güzel mekanlara gittik.Zor yollar katettik ama her şeye değerdi .En çok da beni etkileyen Hz Haticenin Hz peygambere yemek götürmek için Nur Dağını hergün inip çıkması.Hira mağarası Kutsal mekan….O yol ancak Aşkla aşılır…..Allah onlardan ebediyen razı olsun ve bizleri de onların yolundan ayırmasın.O günün akabinde Manisa Hocası arkadaşım Ayşen ile beni grubuna dahil ederek KIZILDENİZE götürdü.Çok güzeldi……

Karadenizliler kızmasın sakın ama hep derdim ne hırçın deniz bu Karadeniz diye Kızıldenizi gördükten sonra vazgeçtim.Belki de hırçınlığı içinde hapsettiği hikayelerden dolayı idi.Kimbilir.

Denize nazır yemek yedik.Meşhur Arabistan tavuklarıVe ben deniz delisi olarak çocuklar gibi şendim.Kumsalda yürüyüp suyun tadını çıkartırken küçük bir arap çocukla da keyifli oyunlar oynadık.Minicik ayaklarını bana dokundurup kaçıyor ve kahkalar atıyordu.Ayaklarımızı yan yana getirip annesine gösteriyordu

Sonra bir aile ile tanıştık.Bana ilk sordukları şey Kıvanç Tatlıtuğ oldu)))Bende Kenan daha yakışıklıdır dedim.Uzun uzun güldük ve bizimle fotograf çektirmek istediler)O gunu de oyle tamamladık.

O anları anlatan fotolar koymayı arzu ediyordum ama kader o fotoları hep sildirdi bana o günlere ait bir tane Kabe fotom var maalesefAma arkadaşımdan temin edersem blogumda yayınlamak istiyorum elbet.

Evet ilginç bir olayı da paylaşayım ablam ve amcamla da umre arkadaşı olduk))Aynı dönemde farklı gruplarla kutsal mekanlardaydık.

Velhasıl kelamı kutsal yolculuğum hem bir içsel yolculuk oldu benim için,yeni insanlar tanıdım,dostluklar edindik…..hem de yenilenme oldu..Allah isteyen herkese nasip etsin.Bize o kutsal topraklarda yardım eden eden herkese de teşekkürü borç bilirim.



Kabenin yolları gerçekten bölük bölük ve yürekler delik delik.Gönül dünyanızla samimi bir dil ile halinizi arz edince Rabbime sizi çağırıyor emin olun mekanına….Rabbim sana layık kul olma duasıyla…Vesselam………..

21 Haziran 2012 Perşembe

TATLI YIYELIM TATLI GULELIM

ÇİLEK TUTKUSU:)))))))))))
Merhaba blogumda maharetlerimi de gostermek isterim elbet.Kariyer de yaparim yemek ve tatli da yapabilirim :-) Evime gelecek olan misafirleim icin bir yaz tatlisi yapmak istedim ve sevgili oktay ustanin sitesinden bana yapimi kolay gelen goruntu de oldukca istah acici olan harika bir tarif buldum.
Bana gore  adı cilek tutkusu olmali bu tatlinin.Emin olun oldukca pratik bir tatli ve bence. Benim deyimimle(arkadaslarim bilir begendigim seyler icin kullanirim)basarili:-)Gelelim tarifimize
1 lt sut
1 su bardagi toz seker
2 yemek kasigi un
2 yemek kasigi nisasta
2 yemek kasigi pirinc unu
1 paket vanilya
bu malzemelerden kivamli bir muhallebi yapip
kare borcaminiza guzelce dokun.Daha sonra 1 paket kedi dili biskuviyi sutle islatip muhallebinin ustune nizami olarak dizin.Bu islemi tamamladiktan sonra cilekleri minik minik dograyarak biskuvileri kaplayacak sekilde tatlinin uzerine serpin.Son asama olarak da 
3 su bardagi su
1 su bardagi seker
1 corba kasigi nisasta(su ile ac)
1 ,2 damla gida boyasi
bu malzemeleri de pelte kivaminda pisirdikten sonra cileklerin ustune dokun.Ve bence 1 gun buzdolabinda beklemesinde fayda var.
Oldukca hafif bir tatli ozellikle icinde yag ve yumurta olmamasi benim icin harika bir durum cunku yaz gelince ozellikle yumurta kokusuna karsi garip bir hassasiyetlik durumu nuksediyor bende:-( Ve sloganımız''bizim konuşmalarımız hep tatlıdır amacımız yüzde güzel bir tebessüm oluşturmak o halde buyrun tatlı yiyelim''



YENGEÇ BURCU(BUYRUN BENİM)

 Sevgili yengeçler gülümsemek o güzel gözlerinize nasıl da yakışır. Arkadaş canlısı, sempatik, yardımsever bir yoldaşsınız. Sizi yüzeysel olarak tanıyan biri, zaman zaman melankolik bir ruh haliyle acı çektiğinizi düşünebilir. Duygusallık en başlıca özelliğiniz. Başkalarına karşı anlayışlı davranmak ve itina göstermek de dışa vuran belirgin özelliklerinizden. Yengeç burcu insanı mantıktan fazla sezgiye bağlı olmaya meyillidir. Ruhları sakin yumuşak ve duyarlıdır. Bu duyarlı yapıya karşın yengeçler dışa karşı korunmalarını sağlayan kalın bir kabukla örtülüdürler. Ay tarafından yönetilen tek zodyak burcu yengeçtir. Ay ve yengeç genellikle birbirlerinin olumlu özelliklerini daha da güçlendirirler. Bununla birlikte toyluk ve aşırı güven meyli ortaya çıkabilir. Yengeçlerin özellikleri iş yaşamında çevresi ile sorunlar yaşamalarına neden olabilir. Bazen ağzı sıkı olmak da yanlış yorumlara neden olur. Yangeçler ancak sevgi ile yönetilebilirler. Aşık bir yengeçin yapamayacağı şey yoktur. Burçlar kuşağında en iyi aşçılar bu burçtan çıkar. Dostlarına ilgi ve yakınlık gösterirler.İş ilişkisinde arkadaş canlısı ve sakin olurlar. Huysuzluk ve güvensizlik adeta yengeçlerin en büyük tehlikeleridir. Bu konuda onları uyarıyoruz. 


Yengeç burcu kadını hoş bir mizaca sahiptir. Evcimen,sıcak kanlı, dürüst ve iyi niyetlidir. Romantik ve maceraya düşkün olduğunu da söylemek mümkün. Yengeç burcu kadını özellikle evine, ailesine, alışkanlıklarına ve geleneklerine fazlasıyla bağlıdır. Genel anlamda anaç bir portre çizer, ev ortamını ve evle ilgili her şeyi çok sever.İdeal anneler bu burçtan çıkar.Duygusal anlamda oldukça hassastır ve sezgileri kuvvetlidir. Etrafındaki kişilerin ona karşı niyetlerini kolayca fark edebilir. Yengeç burcu kadını çok kolay kırılıp incinebilir. Çevresindeki insanlarda daima iyi niyet ve şefkat arar. Yengeç burcu kadını cömerttir, fakat savurgan değildir. Tasarruf ve birikim yapmayı fazlasıyla sever. Kendisini güvende hissetmek için maddi anlamda güçlü olmak ister. Yengeç burcu derin duygu ve düşüncelere sahiptir. Kendi hakkında konuşmaktan kesinlikle hoşlanmaz, fakat başkalarına ilişkin konularda fikir yürütmekten keyif alır. Yengeç burcu kadını eleştirilmeyi sevmez ve olumsuz yönlerini kabul etmekte zorlanır. İkili ilişkilerde partnerine fazlasıyla sadık, fakat bir o kadar da kıskançtır.Onun için asıl olan sevgidir.

Tam da beni anlatmış galiba:)))Bazen duygusallığımdan sıkılsam da evet ben tam bir yengeç bayanıyım:))))


BOYACI :)))

Herkes mahir olduğu işi yapmalı bence:)) Şimdi nerden çıktı durup dururken bu demeyin sakın.Elimin hamuru ile boya badana işine giriştim:))) Zannetmeyin ki 140 m2 olan evimizde bu işler bana kaldı altı üstü mutfagın üst kısmını boyadım:))Tabi biraz da naz makamı bendeki.Yapabilirim evet yaparım diyerek kahramanlık yaparken etrafta dün itibari ile boyumun ölçüsünü alarak acaba boyacı mı çağırsak moduna bile girdim yani:))
Hiçkimse sesini çıkartmasın diye agresif bir moda da bürünerek herzamanki gibi zeytinyağlık bile yaptım :)))Sonuç nedir peki diyeceksiniz elinin kalemi ile usta işine karışmayacaksın:)))Eğer her işi mükemmel yapabilseydim bana süperwoman demeleri gerekiyordu dimi ama.Bütün boyacılara saygı ve hürmetler benden olsun...Ve boyacılığın an itibari ile bir sanat olduğunu düşünmeye başladım.

7 Haziran 2012 Perşembe

GÜZEL BİR ŞİİR

                                                 HAYAT ERTELENMEZ

Hayat ertelenemez…


Daha doğar doğmaz anlamalıydın

Her şeyin er yada geç bir sonu olduğunu…

Zamanı geldiğinde çıkıverdin sahneye

Sonu meçhul bir oyuna açılınca perdeler,

Doğup başladın sen de herkes gibi, ölmeye…



Çok geçmeden öğrendin ertelemeyi

Şımarıp da babanı az bekletmedin,

Baba diyebildiğini duyması için

Ve diz üstü süründün aylarca usanmadan

Kucak açıp, koşmanı beklerken sevdiklerin…



İnsan istemese de geçiyor işte zaman

Artık sen o evin yumurcağı değildin.

Derken bir listeye yazdırdılar adını,

Her sabah "burada mı?" diye sordular

Sense hep "bugün nasıl bitecek" diye

Yaşamayı ertelerken geçti güzelim yıllar…



Son akşama bıraktın her seferinde

Kabus gibi sınavlara hazırlanmayı

Götürdü bak doğruları yanlış cevaplar

Planlar yazmaktan yıprandı parmakların

Ondan çalamayışın hayalindeki sazı

Tüm zor başlangıçları yarınlara bıraktın

Sana bir şey öğretecek oysa yarınlar:

Hayat bu, ertelenmez…



Gidip başkasına yar oldular hep,

Sevip de bir türlü söylemediğin kızlar

Sen yeni düşler kurarken yatağında,

Hayallerini çaldı zalim hırsızlar…



Sensiz gecelerde üşüdü sevdiklerin;

Sense terleyip durdun kaygıların koynunda

Paylaşmalıydın oysa, servetin yalnız bugün

Yarınlarsa meçhul, gelmedi daha …

Alnında dünden emanet kırışıklıklar

Yaptıklarına dair pişmanlıkların izi

Yapamadıklarınsa birer mıhtır aklında

Çekip de gidenler unutulsa da biraz,

Yaradır hep aramızda yaşanmadan kalanlar



Hayatta keşkelere yer yoktur ama

Keşke bildiğin kadar yapabilseydin

Haykırabilseydin haklı olduğun kadar

Haksız olduğundaysa, susabilseydin

Ve annene o gülü uzatmak için

Keşke o kadar çok beklemeseydin

Çünkü güller annelerin ellerinde güzeldir

Kimsesiz bir mezar taşında değil.

İndir arada bir gökten bakışlarını

Bir kulak ver ne diyor, toprağa eğil !

Hayat bu, ertelenmez!..



Ömründen çalarmış hep, yarını bekleyenler

Çaldığın sadece yarınlar değil

Bozdurup sıhhatini nakde çevirdin

Aksini yapacaksın ilerde muhtemelen

Şu yokuşu bir çıksan ne gam, ne keder

Belki tüm insanlığın elinden tutacaksın…



Anlatma biliyorum, çok iyi olacaksın;

Düzen tutturuncaya dek yaşarsan eğer

Ama dedim ya dostum hayat ertelenemez!

Zamansız ve rötarsız gelecek bir gün ölüm,

Susturacak sazları acı bir siren !



Son bir fırsat şöyle dursun düşlerin için

İhtimal ki vaktin öyle bol olmayacak

Gözlerini kapamaya yetecek kadar

Donuk bakışların anlatacak tavana

Yapılacak ne çok işlerin vardı daha

Ve soluk teninden anlayacak görenler

Seni de üzermiş tutamadığın sözler…



Üzülüp beklemekten fazlasını yap artık

Haydi bütün yüreğinle doğrul yerinden

Bir adım, bir özür, belki de bir tebessüm

Ama ne olursun daha fazla bekleme

Ve bekletme daha fazla

Hayat bu, ertelenmez...

HALİL ÇALIŞKAN

UMRE HAZIRLIKLARIM VE KUTSAL YOLCULUK



Kutsal yolculuğum…..Hala yüzümde tebessüm gözlerimde yaş ve kalbimde çok derin bir his.

Bu duyguyu anlatmak inanın çok zor.Rabbim arzu eden herkese nasip etsin.

Bu yolculuğa gitmeden önce yanıma ne almam gerektiğini bilmiyordum.İnternette araştırma yaparken Feyza ünlü diye bir hanımefendinin bloğu bana çok yardımcı oldu.Ve kendime bir alışveriş listesi hazırlayarak başladım hazırlanmaya.

Bana göre yanınızda bulunması gerekenlerin listesi kısaca şöyle

-İç çamaşırı(tedarikli olmakta fayda var)

-Rahat ve bol 2 kıyafet yeter(ben bir tanede medineden rahat ferace aldım kendime)

-Tavaf patiği(tchibo dan penye ev patiği aldım tercih sizin)

-Rahat ayakkabı(Clarks dan termo taban aldım tercih ve bütçe size kalmış)

-Pamuklu dıkdortgen esarplarım(renk konusunda cok dıkkat cekmeyen)

-Ortapedik terlik(Ceyo tercihimdir her zaman)

-Tırnak makası,makas,iğne iplik

-Kullanabileceğiniz rahat çanta

-Hırka,şal(Medine sabahları soğuk zira)

-Kişisel bakım ürünleri(alkolsuz roll-on,sabun,dudak kremi,el kremi)

-Hassas bir bünyeniz varsa eger gitmeden önce doktora görünün ilaç alın yanınıza muhakkak

(antibiyotık,antibiyotıklı krem,kas gevsetici,ishal kesici,agrı kesici, gribal enfeksiyon soguk algınlıgı ılaçları,pastil bunlar benim aldıklarım(çok faydası oldu)

Ben Ankara’da yaşadığım için Ulus ve Akköprüdeki Avm den alışveriş yaptım.Hacı Bayram Veli Hazretlerinin de duasını alarak gitmek istedim bu yolculuğa.Bana bu hazırlığımda eşlik eden 2 dostum vardı Halim ve Ülkü :) Onlarla da keyifli vakit geçirip Pirinç Handa çay eşliğinde yorgunluk attık.

Yanınıza çok bişey almanıza abartmanıza gerek yok bence nekadar çok eşya o kadar külfet inanın valiziniz nekadar hafif olursa o kadar rahat edersiniz.

Kutsal yolculuk inanın çok heyecanlı.Biliyosunuz ki Allah sizi yanına davet etti.Sizde icabet ediyorsunuz.


Ve…….

Medine……………………………………………….

Kalbim hala orda.Büyülü şehir.Kutsal şehir.İnsanları güzel.Kendi güzel.Güzel olmasaydı hicret edermiydi peygamber.Havası bile farklı.

Ravza hele büyülü bir atmosfer.İlginç olanı da temizliği.Peygamber çağırıyor seni yanına.Cennet bahçemde namaz kıl diyor arın diyor.Dua et işte fırsat bu fırsat diyor bize.Hele o ezanlar okunuyor da kıpırdanmaya başlıyorsun ya huzura durmak için işte o an bambaşka inanın.Allahım rüyadamıyım diye uzun uzun ağladım hep.Ruhumu arındır aydınlat Rabbim diye.Herkes bambaşka.Küçük bir mahşer sanki.Siyah ,beyaz fark etmiyor işte.Dilinin ve ten renginin ne önemi var orda.Dedim ya herkes kendi derdinde küçük bir mahşer işte…..Tanımadığın insanlar sana gülümsüyorlar bişeyler ikram ediyorlar yemen için. Zemzem ikram ediyorlar:) beklentisiz.Dua istiyorlar sizden.İnsani duygularınız farklılaşıyor bilmediğiniz ve belki hiç görmeyeceğiniz insanlara dua ediyorsunuz onlar sıze dua edıyor.Tanış oluyorsunuz.Yarım yamalak İngilizcem ve Arapçam ilkkez işe yaradı çok mutlu oldum.

10 gün geçirdim Medinede bir çok milletten insanla tanıştım.Hediyeleştik birbirimizle.Türkleri çok seviyorlar ama.Pakistanlıılar,Filistinliler.Mısırlılar,Endenozyalılar,Malezyalılar,Medineliler bizim en iyi anlaştığımız insanlardı.Alışveriş esnasında esnafla pazarlık şart ama verdikleri fiyatın hep yarısını teklif edin derim benBizim paramız ticaretlerinde geçiyor.

Ama kendinizi alışverişe çok kaptırmayın derim  zira orada olan birçok şey çin malı ve inanın aynıları Türkiyede var.

Ben kaşmir birkaç eşya aldım kendime ama ipek ve kadifeleri de çok güzel.Eğer güzel koku severseniz tam yerindesiniz derim.Muhakkak koku dükkanlarına grip kristal şişelerde kendinize ve sevdiklerinize kokular alın.Erkekler için (Misk Muhammed)bayanlar için(Cinema ve Esrar )tercihim oldu.

Büyük marketlerdeki(Bin Dawood)içecek reyonlarına bayıldık biz.Ayranları bir harika.Mango içeceği denenebilir derim :)

Tavsiyem turlarınızın eşliğinde mescidleri ve diğer gezilecek yerleri gezip vaktinizi mescidde geçirmeniz.

Kuran okumak ve tesbih çekmek için vaktinizi ferahlatıyor Rabbim inanın.Gitmeden önce

Muhakkak İslam tarihini okuyun derim ama muhakkak ihmal etmeyin .Hurma bahçelerini de

söylemeden sonlandırmayayım yazımı.Tek kelime ile harika.Eğer gitme fırsatınız olursa muhakkak gidin derim.Favorimiz bademli hurmalar ve acve idi:)

Medine kutsal şehir.Medine büyülü şehir.Kalbim hala Medinede .



Mekke ile olan kısmını daha sonra yayınlayacağım zira orası bambaşka………

4 Haziran 2012 Pazartesi

31 Mayıs 2012 Perşembe

TELEFON MESAJI:)))))))

Bugün sevgili dostum bir mesaj göndermiş bana.Güzel bir mesajdı ve paylaşmak istedim.



Ve yenilgileri başın dik gözlerin açık karşılamaya başlarsın
Bir çocugun üzüntüsü ile değil,bir yetişkinin zerafeti ile
Ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin .
Eğer fazla maruz kalırsan bu yüzden başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni oluştur ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ve göreceksin ki dayanıklısın...
Ve kuvvetlisin...
Ve değerlisin...


İnsanın hayatta dostum diyebileceği insanların olması ne güzel.Riyasız,beklentisiz birini sevmek....
İyiki varsın dostum.Seni seviyorum.


Bu menkeşeler benim bahçemden sana hediye olsun:)))Kabul buyurunuz lütfen

29 Mayıs 2012 Salı

EVETTTTT

Evetle başlayan bir yazı. Kitabı bitirince hemen birşeyler yazıp kitap hakkında paylaşmak istedim.Kitabı okurken bana eşlik eden güzel kitap aralığıma teşekkürederim.Zira derin anlamlar taşır bende:)

Umarım bu kitabı anlatmakla birilerini de bu kitabı okumasına vesile olurum.Şimdi sıra umre izlenimlerimde.Bölüm bölüm mü yoksa bir bütün içindemi anlatsam henüz karar veremedim aslında. Umremle ilgili bütün fotolarım silindi.Nasip belki arkadaşlarımda benimle ve oralarla ilgili güzel kareler var ise onları da bilahere yayınlarım inşaallah.Allah niyetlerimizde mahçup etmesin bizleri.
Hep muhabbetle kalın.Muhabbet kalbin şifasıdır:)...
İYİ Kİ KİTAPLAR VAR.




Timaşın sloganı. Oldukça etkileyici. Bazen içimize kapanıp sürekli kitap okumak isteriz ya
Öylesine bir dönemdeyim şuanda. Perdelerimi kapatıp koltuğumun en ucunda sessizce kitapla
arkadaş olmak beni dinginleştiriyor. Hiç bitmesin istiyorum bazen ya da zaman bu kadar hızlı geçmesin. İşte bu dönemde çok sevdiğim bir dostum bana şimdi içeriğinden biraz olsun bahsedeceğim kitabı gönderdi. Kapımda kargo elamanını görünce şaşırdım ilkönce. Heyecanla paketi açtım içinden Mesnevi Terapi çıktı sevgili Prof.Dr. Nevzat TARHAN’A ait.

Almak istediğim bir kitaptı mutlu oldum. Allah da sevgili dostumu mutlu etsin hep:)

Kitapta ilgimi çeken en önemli nokta vicdanı zekâ diye bir kavramdan bahsetmesi. İlk kez duydum ve oldukça etkilendim. Zaten yazar kitaptaki hikâyelerin çıkarımını yaparken vicdani zekâ mülahazası ile hadiseleri yorumlamakta.

Vicdani zekâ sahiplerinin özelliklerini anlatarak ben de giriş yapayım kitaba.

‘’Vicdani zekâ sahiplerinin hayatlarında iyimserlik vardır. Zindanda bile mutlu olabilirler. İçtenlik ve samimiyet bu kişiler için ön plandadır. İkiyüzlülükten nefret ederler. Törensel kibarlıktan rahatsız olurlar. Yanlarındaki insanlara huzur verirler. Bazen kısa
Vadede yanlış tanınsalar da zaman içinde, bazen de öldükten sonra kıymetleri anlaşılır. İç seslerini dinlerler ve kimsenin göremediği duyamadığı şeyleri keşfederler.’’
Kitabın ilk bölümünde vicdani zekâya oldukça yer verilmiştir. İkinci bölümde bir nevi vicdanı zekâyı dinamitlemek için mesnevi hikayeleri ile bunların bizlere anlatmak istedikleri
Oldukça yalın bir dille tahlil edilmiştir.

Bu hikâyelerden beni oldukça etkileyenler oldu. Mesela sayfa 135 deki hikaye Yol Kesen Mavi Kuşlar, sayfa 189 Güzellik Bakan Gözdedir, sayfa 223 Kerpiç Öyküsü benim seçtiklerim.

Açlığa sabredersin, adı oruç olur

Acıya sabredersin, adı metanet olur

İnsanlara sabredersin, adı hoşgörü olur

Dileğe sabredersin, adı dua olur

Duygulara sabredersin, adı gözyaşı olur

Özleme sabredersin, adı hasret olur

Sevgiye sabredersin, adı AŞK olur.

MESNEVİ

Ve kitap son söz olarak yine Mevlana’dan bir alıntı ile kendini sonlandırıyor.

Gitmeyi öğrendim.

Sonra dayanamayıp dönmeyi…

Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi…



Gerçeği öğrendim bir gün…

Ve gerçeği acı olduğunu…

Sonra dozunda acının,

Yemeğe olduğu kadar hayata da lezzet kattığını öğrendim.



Dostlarım,

Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.

Olur ya…

Kalp durur…

Akıl unutur…

Ben dostlarımı ruhumla severim.

O ne durur, ne de unutur…



BEN DE DOSTLARIMI RUHUMLA SEVİYORUM VE KİMSEYİ UNUTMUYORUM(…)

25 Mayıs 2012 Cuma

YENİDEN MERHABA:))

2008 yılında açmışım blogumu ama ne kadar da mahsun bırakmışım.Ne hayallerim varmış oysa ki yazdıklarımı okurken farkettim.İnsanız işte unutuyoruz.Cismimize yakıştırılan ünvan ile müsemmayız.Şimdilerde ne yapsam diye düşünürken bloğumu tekrar hayata geçirmeye karar verdim.Biraz yazı olsun hüzünlerimi sevinçlerimi paylaşayım biraz kitaplardan konuşalım biraz yemek olsun ağzımız tatlansın biraz eğlenelim istiyorum ama hayırlısı elbette.Derinliklerimi bende keşfetmek istiyorum bakalım ortaya nasıl birşey çıkacak.İnsan olmanın yolculuğunda yeni paylaşımlarla ben yine bloğumdayım.
  İlk yazım umre notlarım ve şuanda okuduğum kitabım ile ilgili olacak.Hazırlayıp yayınlamak ümidi ile:))
Ümidsiz kul olmaz değil mi?